2 defa oylayıp kararlarını verdiler

Çok konuşulacak o kararı verdiler. DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, 23 Ha-ziran’da yenilenecek İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı se-çiminde kimi destekleyeceklerini duyurdu. Yeni Şafak yazarı Faruk Aksoy, 23 Ha-ziran’da yenilenecek İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı se-çimine ilişkin olarak DSP Genel Başkanı Önder Aksakal ile konuştu. Aksoy’un “Parti meclisinde iki kere oylandı ve.” başlığıyla yayımlanan yazısı şöyle:

“DSP Genel Başkanı Önder Aksakal’ı aradım. Meşguldü.İki dakika sonra döndü. Selamlaştık, hal hatır sorduk. 23 Ha-ziran’da ne yapacaksınız, kimi destekleyeceksiniz Önder Bey, dedim.‘Hiç kimseyi’ dedi. Sonra devam etti. Bazı arkadaşlar parti meclisimize Ek-rem İma-moğlu’nun desteklenmesi konusunda teklif getirdi. Teklifi tartıştık. Uzun uzun tartıştık. Sonra oylamaya geçtik. Hatta iki kez oyladık. Ek-rem İma-moğlu reddedildi. DSP.

Sol bir parti olmasına rağmen. Parti meclisinde yaptığı iki oylamada da. CHP’nin adayı Ek-rem İma-moğlu’nu desteklemeyi reddetti. PM, Ek-rem İma-moğlu’nu neden reddetti, dedim.Önder Bey, ‘Çok basit, çünkü çaldılar’ demedi.Daha ağır bir şey söyledi. Önder Bey dedi ki: DSP demek, Kıb-rıs demektir. DSP demek, bağımsızlık demektir. DSP demek, bayrak demektir. DSP demek, milli hassasiyet demektir. FE-TÖ’cülerin Ame-rika’dan,P-K-K’lıların Ka-ndil’den, H-D-P’lilerin de Meclis’ten destek verdiği birine. O birisi kim olursa olsun. DSP kurumsal olarak destek vermez, veremez. Adayınızın se-çimlerden çekilmesi böyle yorumlanmadı ama; hatta Ek-rem İma-moğlu’nun lehine bir çekilmeymiş gibi algılandı, dedim. ‘Hayır, öyle değil’ dedi, devam etti. 31 Ma-rt’ta, büyükşehirde 31 bin, ilçelerde 112 bin oy almışız. Yani DSP’nin İstanbul’da 112 bin oyu var. Bu oyun toptan bir yere gideceğini düşünmek yanlıştır. Öyle şey olmaz.

Seçmen kitle halinde hareket etmez, herkesin aklı var fikri var. Bana göre. DSP tabanından gelen, DSP’nin niçin kurulduğunu bilen Ecevitçi seçmen, CHP’ye oy vermez. Bu durum adaylarımız için de geçerlidir. CHP’den gelip bizden aday olanların tutumu farklıdır, DSP kökenli adaylarımızın tutumu farklıdır. Mesela. İstanbul adayımız Av. Muammer Aydın kendisi çekildi. Oysa Muammer Aydın’ı, DSP aday göstermişti. Ama o çekildi. Çekilmesinin ardından yeni bir aday çıkarmayı düşündük. Fakat. Tam olarak, layıkıyla se-çim çalışması yapamayacağımızı gördük. Bunun için ekonomik gücümüz de yoktu. Aday çıkarmadık.

Aday çıkarmadık diye bir yeri işaret etmedik, buraya oy vereceksiniz demedik. DSP seçmeni, her zaman olduğu gibi. Türkiye’nin hassasiyetlerini göz önünde bulundurarak kararını verecektir. Önder Bey, YS-K’nın kararını nasıl yorumluyorsunuz, dedim. YS-K bir karar vermiş. Karar tartışıldı. Tadında bırakmak lazım. Tartışma daha ileri giderse zararlı olur, kurumlar yıpratılır, devlete olan inanç azalır. Bakın aynı YS-K.

24 Haziran’da bizi se-çime sokmadı mesela. O karar yanlıştı, bizim se-çime girmemiz gerekiyordu. Her şeyimiz tamamdı ama YS-K, se-çime giremezsiniz, dedi. Kimseden ses çıkmadı. Kimse ayağa kalkmadı. Neden acaba? Haa, şunu da söyleyeyim. Se-çimin tekrarlanmasına karar verdiklerinde bunun gerekçesini de beyan etmeliydiler. Yani gerekçeli kararı, aldıkları kararın arkasına yapıştırmalıydılar. Orada hata yaptılar. Önder Bey başka eklemek istedikleriniz, dedim.‘Ekonomi’ dedi. Türkiye’nin işi gücü ekonomi olmalı. Eğer ekonomide yaşanan dalgalanmalar olmasaydı yerel se-çimler de bu kadar konuşulmazdı. ‘Görüşmek üzere’ dedik kapattık.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir